|
Roma Uygarlığı döneminde Dursunbey civarına
ABRİETTENE adı verildi. Abriettene bölgesinde merkez olan
Dursunbey'in ismi de Hadrianeia idi. Hadrianeia (Dursunbey) Romalılar
döneminde önemli para basım yerlerinden biri idi. Roma İmparatorları
döneminde başta Hadrian, Antonius, Pivs, Faustina, Marcus Aurelius, gibi
önemli imparator ve komutanlar isimlerini ve resimlerini taşıyan bakır ve gümüş
paralar darb ettirmişlerdir. Bu isimlerin bazıları imparator veya eşleri,
bazıları ünlü kumandanlar veya yüksek seviyedeki memurlardır. Hadrianeia
ismi ünlü Roma İmparatoru Hadrian'dan gelmektedir. 24 Ocak 76 yılında doğup, 10
Haziran 138'de Roma'da ölen Hadrian'ın uzun ismi "Publius Aelius Hadrianus
Traian Caesar Augustus Meidas'dır. Mezarı Roma'dadır. İmparator Hadrian
Milattan sonra 117-138 yılları arasında 21 sene imparatorluk yaptı. Barışı ve
Sanatı seven bir imparator olarak halk tarafından çok sevildi. İmparator olarak
Anadolu'ya yaptığı geziler halkı ve yöneticileri çok etkilendiği için hemen
hemen Anadolu'nun her tarafında onun adına kentler kuruldu, anıtlar yapıldı,
tapınaklar inşa edildi. Dursunbey yöresine verilen "Hadrianeia" ismi
de büyük olasılıkla onun şerefine kurulan bir şehir olduğunu göstermektedir.
Hadrianeia şehrinin Milattan sonra 131-132 yıllarında kurulduğu tahmin
edilmektedir.
DURSUNBEY İSMİNİN KAYNAĞI:
Bu Konuda iki farklı görüş bilinmektedir;
Bugün
Dursunbey ismini taşımakta olan ilçenin eski ismi "Balat" tır. Balat
ismi Anadolu'nun birçok yerinde bulunan bir isimdir. Osmanlı arşiv ve
belgelerine göre şehir Oğuzlar’ın Üçok Soyundan, Kayı Boyundan olan Balat
Türkmenleri tarafından kurulmuştur. Aynı Yörüklerin başka bölgelere de yerleşip
oymak adını yerleşim yerlerine vermiş olduğu kabul edilebilir. Dursunbey
Askerlik Şubesinde uzun yıllar vazife gören emekli Ali TEZCAN beyin anlattığına
göre Balat Türkmenleri buraya geldiklerinde Dursunbey'e Oba Beyi olan Dursun
Ağa yerleşmiş,
10 km
mesafedeki İğdiş bölgesine de Selim Ağa yerleşmiş ve bu bölgenin adı da
daha sonra Selimağa şeklinde değiştirilmiştir. 1918'de Nahiye İlçeye dönüşünce
Dursunbey Nahiye heyetinin önerisiyle Balat Türkmenlerinin Önderi Dursun
Ağa'nın adına izafeten ilçenin ismi Dursunbey yapılmıştır. Aynı şekilde
İlçeye bağlı Gökçedağ nahiyesinin eski ismi İnegöllüler iken çevrede
bulunan Gökçe Dağın ismini nahiyeye verilmiştir.
Bir başka kaynakta ise Dursunbey isminin menşeinden şu
şekilde bahsedilmektedir; Osmanlı Devleti zamanında İkinci Osmanlı Padişahı
Orhan Gazi, Kendine bağlı Sancak Beyi Emir Dursun'u buraya komutan olarak
atamış; İlçeye Emir Dursun'a izafeten DURSUNBEY denmiştir. İlçemizde ilk imar
faaliyetleri onun zamanında başlatılmıştır. Dursunbey, Kurtuluş Savaşı
sırasında düşman işgaline uğramış, 3 Eylül 1922 günü kurtarılmıştır.
Dursunbey İlçesinin tarihi hakkında kesin bilgiler olmamakla
beraber yapılan antik çalışmaların bulguları neticesinde çok eski
bir yerleşim merkezi olduğu bilinmektedir. Dursunbey'in tarihi Lidyalılar'a
kadar uzanmaktadır.

Roma Döneminden Bir Kalıntı
GENEL BİLGİLER
Balıkesir İlinin doğusunda yer alan İlçemizin rakımı 639
m. yüzölçümü 1952 km2 dir. Dursunbey coğrafi yönden Ege
Bölgesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Arazi yapısı itibariyle dağlık ve çok
engebeli bir karaktere sahiptir. En yüksek dağı Alaçam 1645
m. yüksekliğindedir. İlçemizin arazisinin büyük bir kısmı
orman ile örtülüdür. İlçemizin iklimi kısmen Akdeniz, kısmen Karasal İklim
özelliklerini taşır. Kışları soğuk, yazları sıcak geçer, kış ve bahar ayları
bol miktarda yağış alır.
NÜFUS ve YERLEŞİM
2000 yılı nüfus sayımına göre: İlçe Merkezi ve köyleri
ile birlikte toplam nüfusu yaklaşık 60.000’dir. Dursunbey, Balıkesir
Mutasarrıflığına bağlı "Balat" adi ile anılan bir bucak merkezi iken
1918 yılında ilçe haline getirilmiştir. Merkez, Gökçedağ, Kavacık ve Kireç
olmak üzere 4 bucak, 103 köy seklindedir. İlçe Merkezi, biri 5
km. mesafede olan 9 mahalleden meydana gelmiştir. Köyler
genel olarak küçük yerleşim üniteleri hüviyetinde olup, büyük bir kısmı orman
köyüdür.
SOSYO-EKONOMİK YAŞAM
Dursunbey halkının büyük çoğunluğunu Türkmen Boyları
oluşturmaktadır. Oğuzların Üçok Kolunun Kayı boyuna mensup olan yerli halk
devletine bağlı ve itaatli bir topluluktur. İkna edildiği takdirde her türlü
fedakarlığı yapmaktan kaçınmaz. Özellikle hayır işlerine aktif olarak katılımda
bulunurlar. Anti devletçi unsurların yuvalanması için asla uygun bir ortam
değildir.
Dursunbey’in zengin bir folkloru vardır. Özellikle Barana
diye bilinen Zeybek Ocağı’nın oyunları görülmeye değerdir.
Dursunbey ‘de 126,000
hektar orman alanı mevcuttur. Türkiye genelinde iki adet
Orman işletmesi bulunan nadir ilçelerdendir. Orman ve Orman Ürünlerine dayalı
sanayi oldukça gelişmiştir. İlçede 80 civarında Ağaç Sanayi İmalathaneleri
bulunmakta 250.000
metreküp orman emvali işlenmektedir. Ayrıca ilçeye BDT
Ülkerinden bol miktarda ithal orman emvali ithalatı yapılmakta ve
işlenmektedir. İlçenin Söğütözü Bölgesinde zengin Kömür yatakları ile Güğü Köyü
civarında da kıymetli taş işlemeciliğinde (takı olarak) kullanılan Ametist
Madeni yatakları bulunmakta ve ilçe ekonomisine katkı sağlamaktadır.
İlçe’de en çok arpa, buğday ve tahıl çeşitleri yetiştirilmekte olup,
meyvecilik açısından da elma, şeftali ve vişne üreticiliği ön plandadır.
SAĞLIK
İlçe’de 75 yataklı ve tam teşekküllü bir Devlet Hastanesi, 5
adet Sağlık Ocağı ve bu Sağlık Ocaklarına bağlı ve kırsalda hizmet veren
28 adet Sağlık Evleri bulunmaktadır.
ULAŞIM
İlçenin en yaygın ulaşımı Balıkesir iliyle sağlanmaktadır.
Günde 3 tren ve her saat başı otobüs ile ulaşmak mümkündür. İlçe merkezinin
Balıkesir’e uzaklığı 72 km.dir.
İlçe Aynı zamanda İzmir-Ankara demiryolu üzerinde olduğundan Balıkesir-Manisa
ve İzmir güzergahı ile Kütahya-Eskişehir ve Ankara
güzergahına günde 3 kez tren seferi bulunmaktadır. Ayrıca İlçe
merkezinden Bursa iline de günde 2 kez düzenli toplu taşıma araçları
işlemektedir. |